ana sayfa > Firmalar, Kategorilenmemiş > Televizyon Tüpleri Patlamaya Hazır Birer Bomba

Televizyon Tüpleri Patlamaya Hazır Birer Bomba

Pazar, 18 Oca 2009 yorum ekle yorumlara git
crt

CRT Şeması

“Almanya’da şu anda yeni atılımlarla daha da büyüyoruz.” Almanya’da geri dönüşüm sektöründe faaliyet gösteren ve bu alanda Avrupa’da önemli bir marka haline gelen Exitcom Recycling Gmbh, Almanya’da yaşayan başarılı Türk girişimcilerden Murat Ilgar’ın kurduğu bir firma.

Türkiye’nin ilk elektrikli ve elektronik ekipman geri dönüşüm tesisi olarak 2003 yılından bu yana Türkiye’de de faaliyet gösteren Exitcom, 2008 yılına girerken hedeflerini daha da büyütüyor. Sektördeki gelişmeler, elektronik atıkta Avrupa’da sorun olmaya başlayan ve Türkiye’yi bekleyen tehlike, Almanya ve Türkiye’deki uygulamalarla ile şirketin yeni hedeflerini Murat Ilgar ile konuştuk.

Avrupa’da oldukça tanınan bir isim olan Murat Ilgar, Almanya’da ve Türkiye’de elektronik geri dönüşüm alanında önemli bir marka olan şirketin kuruluş günlerini şöyle anlattı: “Exitcom aslında Entercom olarak 1997’de başladı. Bilgisayar ve telekomünikasyon (bilgisayar, telefon alım satım ve tamiri, Nokia, Siemens, Ericsson yetkili servis) üzerine başladı. Bir süre şahıs firması olarak faaliyet gösteren firmayı, 1999 yılında limited şirket (Gmbh) yapmaya karar verdik. O sırada Entercom ismi patentli olduğu ve internet sayfaları dolu olduğu için Exıtcom’a geçtik. Yine bilgisayar – telekomünikasyon üzerine devam ettik.”
“Türkiyede çok yol kat ettik”

Monitör Geri Dönüşümü


Aynı yıl geri dönüşüm firmaları ile tanışan Murat Ilgar, “Kendimde elektronik teknik eri olduğum için bu elektronik recycling olayını hemen kavradık. Elektronik geri dönüşüm alanındaki faaliyetlerimize ikinci el olarak başladık. Sağlam olanlarının tamir edilip, bozuk olanların parçalanıp satıldığı ikinci el alanında ticaret yapmaya başladık. Daha sonra Türkiye’de ve Almanya’da bulunduğumuz bölgede bu işin açık olduğunu gördük. Türkiye’de ise 2003 yılında ilk önce Exitcom Doğa Geri Dönüşüm diye başladık. İzmit Suadiye’deki yeri alarak elektronik geri dönüşüm tesisini kurduk. Aynı zamanda Almanya’da da bu işleri hızlandırdık. Türkiye’deki faaliyetlerimize Almanya’daki danışmanlarımızdan sağladığımız teknik bilgi ile başladık. Almanya’daki özel danışmanlarımız, recycling firmaları, tanıdığımız firmaları birebir buraya taşımaya başladık. Bizim Almanya’da bilgisayar ve telekomünikasyon ile geri dönüşüm işimiz vardı; burada da yine bilgisayar ve cep telefonu alanında işler yaptık. Bu işlerimize bir de geri dönüşüm eklenince hepsini Exitcom çatısı altında toplamaya karar verdik ve grubun ismini Exitcom yaptık. Almanya’daki bu teknolojiyi Türkiye’ye getirirken çok zorluk çektik. Bu dönemde bakanlığımızın bize çok yardımcı olduğunu da belirtmek istiyorum. Bir çok büyük firma ilk önce bu olayı kavrayamadı. Kamuoyunda bilinen hurdacı imajının olumsuz etkilerini gördük. Aslında işin mahiyetine baktığınız zaman biz profesyonel hurdacıyız. Daha sonra Türkiye’de bütün büyük firmalara ulaştık, belediyelerle özel çözümler geliştirdik. Bu alanda Türkiye’de çok yol kat ettik. O dönemde çeşitli birlikteliklerimiz vardı ancak şu anda yolumuza tek başımıza devam ediyoruz” diye konuştu. Türkiye’deki ortaklıklarına son vererek faaliyetlerine tek başına devam etme kararı alan Murat Ilgar, diğer ortağına da bundan sonraki iş hayatında başarılar dileyerek, şirketin hedefleriyle ilgili şunları söyledi: “Çok yakın bir zamanda Türkiye’ye en büyük elektronik tesisi getireceğiz. Almanya’da satın aldığımız tesisin yıllık kapasitesi yaklaşık 9-10 bin ton. Tesisin değeri ise 800 ile 1 milyon Euro arası. Bu alanda belediyelerle çalışma yapmayı da düşünüyoruz. Belediyelere bu konuda danışmanlık yapmak istiyoruz. Şu anda Hannover Belediyesi’nin danışmanlığını yapıyoruz. Yurt dışı gezilerden bu işin nasıl yapıldığına dair yerinde görebilecekleri ortak projeler yapmak istiyoruz. Onun dışında bazı büyük Alman firmalarının elektronik atık toplama, elektronik atığı işleme konusunda bizimle ortak projeleri var. Ayrıca, hurdacı olarak faaliyet gösteren ancak profesyonel olmak isteyen arkadaşlarla ortak çalışmak istiyoruz. İleri ki dönemde bütün tekniği bize ait olmak üzere bayilikler vermek istiyoruz. Ayrıca faaliyetlerimizle ilgili önemli bir noktaya da değinmek istiyorum. Exıtcom olarak başka firmalarla karıştırılmak istemiyoruz. Biz, Exitcom olarak 1999’da Almanya’da kurulduk; burada da yatırımımızı yaptık ve şu anda başka ortaklıklarımızı sonlandırdık. Exitcom olarak aynı yerimizde aynı misyonumuzla daha büyük bir şekilde devam ediyoruz” dedi.
Yeni tesisin kurulacağı yerle ilgili olarak da Murat Ilgar, “Şu an İzmit’teki bizim firma yapacağımız çalışmalara göre büyüyebilir, küçülebilir veya başka yere de gidebiliriz. Yani bizim için İzmit şu anda konum olarak iyi olduğu için buradayız ancak farklı noktalara da firmayı taşıyabiliriz. Yeni tesisle ilgili mesela Silivri taraflarında çok yer bakıyoruz. Aslında tesisin yerini belirleyecek olan bu işte çok önemli olan nakliye. Bir de en çok ürünü İstanbul’dan topluyorsak İstanbul’a kaydıracağız” ifadelerini kullandı.
“Yeni tesiste 6 bin ton atık alacağız”

Türkiye’de kurulacak tesisin kapasitesi ile ilgili bilgiler veren Murat Ilgar, “Türkiye’de geçtiğimiz yıllarda topladığımız atık 2 bin ton; bunun da yaklaşık 600 tonu hurdacılardan alınan ticaret maksatlı atıklar. Dolayısıyla burada toplanan atık bin 300 ton civarında. Bizim Almanya’daki tesisimizde yaptığımız atık işleme miktarı ise 3 bin ton, aradaki farka dikkatinizi çekmek istiyorum. Ayrıca bu rakamlarla kapasiteden değil yapılan işten bahsediyorum. Kapasite ve atık işleme miktarı konusunda insanlar aldatılıyor. Exitcom’un sırf Almanya’daki kapasitesi yaklaşık 15 bin ton seviyesinde. Bu son yaptığımız anlaşmalarla 8-10 bin ton toplamayı düşünüyoruz. Türkiye’de kuracağımız yeni tesiste ise 6 bin ton atık alacağız. Bu tesiste buzdolabı ve lambalar hariç aynen Almanya’daki faaliyetlerimiz doğrultusunda diğer tüm elektrikli ve elektonik ekipmanların geri dönüşümünü gerçekleştireceğiz. Elektronik üzerine her türlü aleti olacak olan tesis için bir de kırma makinesi yaptık. Tamamen kendi Ar-Ge çalışmamız. Şu anda birkaç eksiği var, yakında faaliyete geçecek. Şu anda Almanya’da çöp fiyatları ve işçilik gittikçe aşağı düşüyor. Dolayısıyla herkesin tesisleşmesi lazım. Bu anlamda çok ciddi bir iddia da bulunuyorum size, ben bu makinenin patentini aldığım zaman Almanya’nın her noktasına firma açabilirim. Bu makine ile biz Almanya’da mantar gibi çoğalırız. Bir diğer makine ise, Avrupa’nın en iyisi olduğu belirtilen yine benim bir arkadaşımın yaptığı laser monitör kesme makinesi. Bu makinenin proje çalışmaları devlet desteği ile yürütülüyor. Yaklaşık 500 bin Euro’luk bir proje. Bize maliyeti 200 bin Euro civarında olacak” diye konuştu.

“Almanların tercihi EXITCOM”

Almanya’daki geri dönüşüm firmalarının Türkiye’deki sektörü yakından takip ettiklerini kaydeden Exitcom Recycling Gmbh Sahibi Murat Ilgar, Alman firmalarla yapılacak ortak çalışmalarla ilgili şunları söyledi: “Alman firmalar bizim Türkiye’deki tecrübelerimizden yararlanmak istiyorlar. Farklı konularda Türkiye’de pazara girecekler fakat elektronik atıkta bizle girecekler. Bu alanda Alman firmaların bizi tercih etmesinin sebebi Almanya’da kendini ispatlamış bir firma olmamız. Çünkü Avrupalılar’ın korkusu var, açıkcası bir güven problemi var. Yasalarla ilgili, çalıştıkları insanlarla alakalı sıkıntıları var. Bizi Avrupa’dan tanıdıkları için güvenleri çok. Zaten Alman firmalarla çalışmalarımız, burada işlenemeyecek ürünler bazında olacak. Metal, bakır, plastik gibi ürünler dışındaki mesela elektronik boardlar yurt dışında işleniyor. Türkiye’de bu işi yapanlarla ilgili çok üzücü bilgiler de aldım. Hala kabloları yaktıklarından bahsettiler ve bunlar büyük çapta iş yapanlar. Hala siyanürle boardlarlardan altın çıkaranlar varmış. Bunlar aslında bilinmeyen şeyler değil, devletin bunları araştırması lazım” şeklinde konuştu.
“Alman bir firmayı
satın alıyoruz”
Almanya’da araba geri dönüşüm ve tahta geri dönüşüm üzerine de faaliyet göstereceklerini kaydeden Murat Ilgar, büyüme stratejilerine ilişkin şunları söyledi: “Almanya’da şu anda biz çok ciddi bir yola doğru gidiyoruz, yeni atılımlarla daha da büyüyoruz. Almanya’da yaklaşık 15 senelik lisanslı bir firmanın yüzde 85’ini satın alıyoruz. Bu firma aynı zamanda otomobil geri dönüşümü ve tahta geri dönüşümü de yapıyor. Otomobil geri dönüşüm şu anda Türkiye’de yapılmak istenen bir iş. Almanya’da da bu işi yaptığımız için bu konuda da kendimizi farklı görüyoruz. Türkiye’de maddi bir beklentimizde olmadan insanlara bu konuda her türlü yardımı yapmak istiyoruz. Bizim Almanya’da yerimiz var inceleyebilirler. Bunu biz Türkiye’nin geleceği için yapmak istiyoruz” dedi. Türkiye’de elektronik atıkların oluşturduğu tehlikeye de dikkat çeken Murat Ilgar, bunlar arasında patlamaya hazır bir bomba olarak ifade ettiği televizyon tüplerini örnek gösterdi. Ilgar, “Şu anda televizyon tüpleri bana göre Türkiye’nin en büyük problemlerinden bir tanesi. Televizyon tüpünde yaklaşık 2 kilogram kurşun ve fosfor var. Almanya’da bizim yaptırdığımız televizyon tüpü kesme makinesinin maliyeti 100 bin Euro. Bu konudaki çalışmalar öyle çok basit değil. Bakın Türkiye’de ise, televizyonu alıyorlar, plastiğini, bakırını çıkartıp tüpü olduğu gibi çöpe atıyorlar. Türkiye’de yıllık 40 milyona yakın televizyon üretimi var diye biliyorum. Buna göre 40 milyona yakın televizyon tüpü olduğunu düşünün. Bir televizyon tüpü 10-15 kilogram arası bunda da 2 kilo kurşun var. Ayrıca yaklaşık yarım metre kare veya biraz daha az yer kapladığını farz edin. Bunu kilo ve alan olarak düşündüğünüz zaman tehlikenin boyutlarını tahmin edebilirsiniz. Bunlar Türkiye’de nereye gidecek? Ayrıca bu konuda büyük bir problem daha var. Avrupa’da biz bunları tüp geri dönüşüm yapan firmalara gönderiyoruz. Brezilya’da ya da başka ülkelerdeki tesislere. Fakat LCD çıktıktan sonra şu anda onlarda kapanmaya başladı. Dolayısıyla maliyetlerin yüksek olmasının da etkisiyle şu anda Avrupa’nın en büyük problemi bu. Bunu göz önüne alarak bu tüplerin farklı yerlerde kullanımına ilişkin Ar-Ge çalışmalarımız sürüyor” dedi
“Almanya tüpleri temizlemeye çalışıyor”

Atık televizyon tüplerine ilişkin Türkiye’de yürütülen çalışmalara değinen Exitcom Recycling Gmbh Sahibi Murat Ilgar, bu tüpleri Türkiye’de imha edecek tek kuruluşun İZAYDAŞ olduğunu ancak artık onun da almadığına dikkat çekerek, “Peki Türkiye’de televizyon tüpleri nereye gidiyor? Bu soruyu insanlar bir sorsun. İnsanlar televizyon karşısına oturduğu zaman onda 2 kilogram kurşun olduğunu görsün ve yarın bir gün bu atıldığı zaman bunun nereye gideceğini düşünsün. Bunun cevabının verilmesi lazım. 40 milyon veya 30 milyon neyse bu monitör ve televizyonlar Türkiye’de nereye atılacak? Bu piyasaya dünya da kapanıyor artık. Bu yüzden Almanya’da LCD’lerin satışı çok önem veriliyor; ülkedeki bütün televizyonların temizlenmesi isteniyor. Biz Almanya’da bu konudaki ciddi firmalardan bir tanesiyiz. Çok yüklü miktarda bunlardan işliyoruz ama bu da belki 50 bin, 100 bin tanedir. 30-40 milyonluk bir pazarı düşünebiliyor musunuz nereye gidecek bunlar? Bu çok önemli bir konu ve ben bunu her yerde söylüyorum. Buna mutlaka çözüm bulunması gerekiyor. Ayrıca bunlara ne olduğunu ben anlatayım. Koli koli tüpler gördüm ve bunlara ne olduğunu sordum. Temizlik işçilerine para verip attırdıklarını söylediler. Bu atılan tüplerdeki kurşun hava şartlarının etkisiyle bir süre sonra toprağa karışacak. Çok net bir ifadeyle söylüyorum, televizyon tüpleri patlamaya hazır bir bomba. Bu zaten Almanya’da tehlikeli atık statüsündedir. Bu konuda ülkemiz çok hassas bir konumda. Türkiye’de konuyla ilgili şöyle bir sıkıntı var. Monitör tüpü için gittiğiniz bir firma, ücretle alan hurdacıları örnek göstererek vermek istemiyor. Biz ona ücret ödeyemeyiz ki bunun imhasını yapmak zorundayız” diye konuştu.
“Bozuk monitörü hurdacıya vermek suç”

Çevre ile ilgili diğer tüm konularda olduğu gibi bu konuda da her şeyden önce insanların bilinçli olması gerektiğini hatırlatan Murat Ilgar, bir an önce elektronik atıklarla ilgili yönetmeliğin de çıkması gerektiğini söyledi. Ayrıca bu alanda çok sayıda geri dönüşüm firmasına da ihtiyaç olduğunu vurgulayan Murat Ilgar, “Özellikle monitörlerin herkes tarafından alınmaması lazım. Bunun için de gereken düzenlemelerin en kısa sürede yapılması gerekiyor. Bozuk bir monitörse herhangi bir hurdacı bunu almamalı. Yurt dışında bozuk bir monitörü hurdacıya verdiğiniz zaman bu suçtur. Çünkü bozuk, tamir olamayacak bir ürünü bile bile verirseniz bu çöpe gidiyor demektir. Buna bakanlığın bir önlem alması lazım.
Türkiye’de nasıl önlem alırlar bilmiyorum ama Almanya’da bununla ilgili işleyen bir yönetmelik var. Bu konuda bizim yapacağımız iş, söz konusu atıkları teslim aldıktan sonra tesisimize getirip, düzenli bir ayrıştırmadan sonra kontrol işlemlerini yapmak. Bu atıkları satışa ya da kullanıma hazır hale getirdikten sonra yine Avrupa’daki firmamız aracılığıyla gerekli adreslere göndereceğiz” şeklinde konuştu.

“Üreticiler atıklarından sorumlu”

Elektronik atıklarla ilgili Almanya’daki uygulama hakkında da bilgiler veren Genel Müdür Ilgar, “Almanya’da şimdi elektronik atığın kapsamları var. Almanlar bunu gruplandırıyor; elektronik atığın kullanacağınız, işleyeceğiniz tehlikeli maddenin cinsine ve kapasitesine göre elektronik atık kurma yetkisi alıyorsunuz. Çok ufak kapasitede diyelim ki bilgisayarlarla uğraşacaksınız belediyeden alacağınız bir izin bile bunun için yeterli oluyor. Ama yok ben bu işi ciddi manada yapacağım diyorsanız bu sefer işin içine lisans olayı giriyor. Bu lisansta atık cinsine kapasiteye göre değişiklikler gösteriyor. Bu arada, Almanya’da eskiden üretici elektronik atıklarından sorumlu değildi. İnsanlar aldıkları buzdolabını atacakları zaman parasını kendileri ödüyorlardı. Şimdi bu konuda yeni bir kanun var. Artık Almanya’da üreticiler atıklarından sorumlu. Bu kanunlara göre üreticiler sattıkları ürün başına bir elektronik atık ücreti ödemek zorundalar ve bundan gelen ücrette bu işi yapan firmalara dağıtılmakta. Yetkilendirilmiş lisanslı firmalar ne kadar ürün geri dönüşüm işi yapıyorsa sistemden o kadar da para alıyor ve olay çözülmüş oluyor. Dolayısıyla bu elektrikli ve elektronik ekipman atıklarına ilişkin Avrupa Birliği direktiflerinin hayata geçmesi lazım. Böylece oradan gelen bütçeyle bir an önce lisanslı firmaların kurularak, kendi kendilerini finanse etmeleri sağlanacaktır. Yoksa şu anki sistemle bunun altından kalkılamaz. Türkiye’de başka türlü bu olayı çözemezsiniz” dedi.

Kaynak: REI Recycling Endüstri Dergisi Aralık 2007

  1. Arif TOKER
    Pazar, 01 Mar 2009 zamanında 10:30 | #1

    Kardeşim murat ILGAR dün tesadüfen iz tv de seni gördüm.ardından internette biraz araştırdım, yaptığın işler olağan üstü, başarılarının devamını diliyorum.Bilmem beni hatırlayabildinmi, ısparta da beraber okumuştuk.Ben şu an mersin mesleki eğitim merkezinde mdür yardımcısı olarak görev yapıyorum.mail adresimden bana ulaşabilirsin.

  2. Perşembe, 12 Mar 2009 zamanında 17:45 | #2

    MURAT BEY BENDE ÇALIŞMALARINIZI YAKINDAN TAKİP EDİYORUM SAYFA VE İÇERİĞİ VİDEOLAR GÜZEL OLMUŞ.BENİMDE YARDIMIM DOKUNURSA HİÇ ÇEKİNMEYİN HER ZAMAN YANINIZDAYIM.ÇALIŞMALARINIZDA BAŞARILAR

  3. Çarşamba, 13 May 2009 zamanında 23:44 | #3

    MURAT BEY ÇALIŞMALARINIZI ÇOK YAKINDAN TAKİP EDİYORUM VİDEOLARINIZ VE AÇIKLAMALARINIZ OLDUKÇA GÜZEL TÜRKİYENİN CİDDİ ANLAMDA BÖYLE TESİSLERE İHTİYACI VAR BİZDE BU ALANDA AMATÖRCE FALİYET GÖSTEREN BİR FİRMAYIZ. ÇALIŞMALARINIZDA BAŞARILAR DİLERİM.

  1. şimdilik geri bağlantı yok