ana sayfa > Kategorilenmemiş > E ATIKLARDA BÜYÜK ÇEVRE TEHDİDİ

E ATIKLARDA BÜYÜK ÇEVRE TEHDİDİ

Salı, 12 May 2009 yorum ekle yorumlara git

Türkiye AEEE'yi BekliyorAvrupa’da 2003 yılında yürürlüğe giren ve sistematik bir şekilde her geçen gün iyileştirilerek devam eden AEEE yasası ilgili bakanlığın 2005 yılından beri sürdürdüğü çalışmalara rağmen hala hayata geçirilemedi.

Avrupa’da 2003 yılında yürürlüğe giren ve sistematik bir şekilde her geçen gün iyileştirilerek devam eden AEEE yasası (Atık Elektrikli ve Elektronik Ekipmanlar), Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 2005 yılından beri sürdürdüğü çalışmalara rağmen hala hayata geçirilemedi.

Türkiye’ye de getirilmeye çalışılan ancak karşılaşılan çeşitli engeller ve itirazlar neticesinde yürürlüğe giriş tarihi her seferinde ertelenen sözleşme, özellikle elektronik ve elektrikli ekipman üreticilerine büyük sorumluluk yüklüyor. AEEE, bu özelliği nedeniyle öncelikle üreticiler tarafından olumsuz karşılanıyor. Adeta her büyük üreticinin direktifi kendi lehine değiştirme çabalarına sahne olmaktadır.

Konuyla ilgili uzmanlar, ‘’AEEE direktifinin ülkemize getireceği fayda göze alındığında, Türkiye’ye Avrupa Birliği uyum yasaları beraberinde gelen ve şuan Bakanlıkta Türkiye’ye uyumu incelenen AEEE Direktiflerinin onayı ve bu yasa ile Türkiye’ye gelen sorumluluklar dahilinde bilinçlendirme çalışmalarımız hızlandırılmalıdır. Avrupa’daki sistem –hizmet tecrübeleriyle bu konunun Türkiye’de de üretici–son kullanıcı zincirinde yer alan her referansı bu sorumluluğa davet edilmelidir. Büyük ithalatçı firmaların bu konudaki çözümsüzlükleri ve sistemin Türkiye’ye entegrasyonunu zorlaştırmaları, sistemin Türkiye’deki yerini almasını geciktirmiştir. Ancak dünya genelinde ve Avrupa genelinde sistemin direktifleri hızla kullanılması gereken şartlar haline getirmesiyle de Türkiye’de hızlı dalgalanmalar olmuş ve herkes üzerine düşen görevi öğrenmiştir. Uygulanması ise tam olarak direktifin bakanlık tarafından resmi olarak açıklanmasıyla olacaktır. Uygulanarak da didaktiflik kazanacak olan AEEE, Türkiye’de de doğru yerini alacaktır’’ diyor.

Avrupa ülkelerinden ve Amerika’dan olduğu gibi Türkiye’den de elektronik atıkların bir kısmı 3. Dünya ülkelerine ikinci el ürün olarak ihraç edilmekte. Çin, Malaysiya, Hindistan ve Afrika gibi ülkelerde bu atıklardan sökülen elektronik devreler ilkel koşullar altında, insan ve çevre sağlığını tehdit edip asitte bekletilerek değerli metaller çözülmektedir, kablolar açık alanda yakılmakta. CRT Monitör ve televizyonlar çekiçler ile parçalanıp kanserojen fosfor tabakası ve kurşun oksit havada uçuşarak kıran kişi ve çevredekiler tarafından solunmakta.

Bu duruma ilgililer adeta göz yummakta ve atık üretici özellikle Türk menşeli büyük firmalarda kendi atıklarını bu hurdacılara yüksek fiyatlarla satmakta. Bu firmalar atıklara ekonomik boyutta yaklaşıp çevresel kirliliği ve yaratacağı tehlikeleri göz ardı etmekte. Atıklar gelişmiş ülkelerde ekonomik değil ahlaki bir boyut olarak ele alınmakta. Atığa ekonomik bir gelir olarak bakılmamakta, çünkü çevreyi katletmiş olursunuz’’ şeklinde konuşuyor.

EBM HABER AJANSI 11.05.2009

Categories: Kategorilenmemiş Tags:
  1. Salı, 12 May 2009 zamanında 16:45 | #1

    bu e atik son zamanlarin cidi bir problemi yurt disina gittigimde bunlarin ayri topladigini ve bu masraflarinda firmalar tarafindan karsilandigini ogrenmistim, neden turkiyede bu is hurdacilara birakiyo,bu konuda devlet ne yapiyo ,teknoloji hergun yeni birsey icat ediyo eski urunler ne oluyo,

  1. şimdilik geri bağlantı yok